Bayraktar AKINCI'dan dev başarı

Baykar tarafından geliştirilen bu taarruzi insansız hava aracı (TİHA), toplam 150 bin uçuş saatini başarıyla geride bırakarak kritik bir eşiği aştı. 

Bu rakam, platformun güvenilirliğinin, operasyonel olgunluğunun ve Türk mühendisliğinin ne denli sağlam temellere dayandığının en somut kanıtlarından biri.

AKINCI, sadece havada kalma süresiyle değil, küresel pazardaki etkisiyle de öne çıkıyor. 

Şu ana kadar 16 ülkeyle imzalanan ihracat sözleşmeleri sayesinde dünyanın dört bir yanında görev yapıyor. 

Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Ortadoğu’ya uzanan coğrafyalarda caydırıcılık sağlıyor. 

Üstelik bu başarı, yerli ve milli mühimmatlarla taçlanıyor. MURAD AESA radar, EREN elektronik harp sistemleri, MAM-L, MAM-T, Çakır, KEMANKEŞ-1 mini akıllı seyir füzesi, hatta İHA-230 gibi yeni nesil mühimmatlarla tam isabet vuruşlar gerçekleştiriyor. 

Son iki haftada bile yeni entegrasyon ve test başarıları duyuruldu; bu da platformun sürekli evrildiğini gösteriyor.

Unutulmaması gereken bir başka rekor ise irtifa başarısı.

AKINCI, 45 bin 118 feet (yaklaşık 13.752 metre) yüksekliğe çıkarak Türk havacılık tarihinin irtifa rekorunu elinde tutuyor. 

Bu yükseklik, hem keşif hem de taarruz kabiliyetini bambaşka bir seviyeye taşıyor.

Ve işte en heyecan verici müjde.

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı olan KIZILELMA, elektronik harp kabiliyetleri (FEWS-U), görüş ötesi hava-hava angajman yeteneği, TOLUN ve TEBER gibi akıllı mühimmatlarla entegre testlerini hızla sürdürüyor. 

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar’ın da işaret ettiği üzere, 2026 yılı üretim yılı olacak. 

KIZILELMA’nın bu yıl içinde envantere girmesi ve fiilen göreve başlaması bekleniyor. 

Yapay zeka destekli sürü teknolojileriyle birleştiğinde, hava harekâtlarının kurallarını yeniden yazacak bir platform geliyor.

Türk savunma sanayii, artık sadece “takip eden” değil, “öne geçen” ve “standart belirleyen” bir konuma ulaştı. 

AKINCI’nın 150 bin saati, KIZILELMA’nın yaklaştığı seri üretim safhası ve yerli mühimmat ailesinin her geçen gün genişlemesi, hepsi birer nişane.

Bağımsız, caydırıcı ve yenilikçi bir Türkiye’nin göklerdeki ayak izleri.

Bu başarılar, milletimizin azmi, mühendislerimizin alın teri ve devletimizin stratejik vizyonunun ortak eseridir.