Baki ÖZIŞIK

Baki ÖZIŞIK

baki@istanbulkulis.com

TGRT Haber’de Barış Yarkadaş’ın ağzından çıkan cümleler, ekran başındaki milyonları bir an susturdu.“70 bin TL maaşla 100 milyon TL’lik mal varlığı…”

Sonra da o meşhur soru geldi; “Biz 20 kişi sabaha kadar hesap kitap yapsak çözemeyiz; Kemal Bey bir video çeksin, anlatsın bize: 70 bin lira maaşla nasıl 100 milyonluk servet yapılır?”

Stüdyoda kahkaha koptu tabii.

Ama gülüşün içinde bir acı vardı, bir utanç vardı.

Çünkü konuşulan kişi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde harita mühendisi olarak çalışan, “VIP Yakup” diye anılan Yakup Öner’di.

İddianameye göre, Boğaz’daki kaçak yapıların, genişletilen balkonların, büyütülen villaların “rüşvet mimarı”ydı.

Evinde polis baskın yaptığında 2 kilo altın, milyonlarca lira döviz, üç tane lüks araç çıkmıştı.

Kendine 17 milyonluk Porsche, eşine 14 milyonluk Audi almış; bir arabayı da avukat arkadaşına hediye etmişti.

Barış Yarkadaş bunları anlatırken sesi titriyordu.

Titriyordu çünkü bir zamanlar aynı partinin çatısı altında olduğu, aynı mikrofonlara konuştuğu insanların kurduğu düzenin bu kadar kirli bir yüzüyle karşı karşıyaydı. Ve en can acıtıcı cümlesi şuydu, “Şimdi diyorlar ki ‘Barış Yarkadaş sen çık bunu savun.’Ya ben niye savunuyorum kardeşim Yakup Öner’i? Kemal Kılıçdaroğlu neden savunsun?”

Hakikaten, neden?

CHP’nin eski milletvekili, eski İstanbul İl Başkan Yardımcısı, yıllarca CHP’nin medyadaki en yüksek seslerinden biri olan Barış Yarkadaş, dün akşam ekranı kapatırken aslında bir dönemi kapatıyordu.

Dedi ki, “Böyle bir aşağılık sistemin içindeyiz.”

O “aşağılık sistem” lafı, sadece İmamoğlu ekibine değil, sadece Yakup Öner’e değil, sadece 2 kilo altın bulan polise değil…

O laf, yıllarca “temiz belediyecilik” diye anlatılan her şeye, “yandaşa değil halka çalışıyoruz” diye kurulan her cümleye,

ve en çok da, o cümleleri kurarken gözlerinin içine bakıp inandığımız insanlara söylenmişti.

Barış Yarkadaş bunu demesin mi?

Desin.

Çünkü bazen bir partinin en sert eleştirisi, o partinin içinden gelir.

Çünkü bazen en büyük hesap sorma, eski yol arkadaşından gelir.

Dün akşam televizyonda bir eski CHP’li, CHP’ye kendi tarihinin en ağır faturasını çıkardı:“70 bin lirayla 100 milyon nasıl yapılır, Kemal Bey anlatsın.”Bu soru artık İmamoğlu’na değil, Kılıçdaroğlu’na değil,

Özgür Özel’e değil…

Bu soru, 6 milyon oy veren İstanbulluya  soruyor ve cevap veremeyen herkes, o 2 kilo altının altında ezilmeye devam edecek.

Saygılarımla.