Baki ÖZIŞIK

Baki ÖZIŞIK

baki@istanbulkulis.com

Belediyeler Birer Birer AK Parti’ye Geçiyor.

Gazeteci Hüseyin Adil Yelkenci,nin dikkat çeken bir paylaşımıyla İstanbul siyasetindeki son gelişmeleri özetledi: “TUZLA VE ŞİLE TAMAM.. EYÜPSULTAN VE ÜSKÜDAR YOLDA.. AK PARTİ’YE HAYIRLI OLSUN.”

Bu kısa ve net mesaj, CHP içindeki ayrılıkların artık gizlenemez hale geldiğini gösteriyor.

Yerel yönetimlerdeki geçişler, sadece birkaç belediye başkanının parti değiştirmesi değil; aynı zamanda CHP’nin İstanbul’daki tabanında ve kadrolarında yaşanan erozyonun somut bir yansıması.

Son dönemde CHP’den AK Parti’ye geçiş yapan belediye başkanlarının sayısı her geçen gün artıyor.

Tuzla ve Şile’nin ardından Eyüpsultan ve Üsküdar’ın da yolda olduğu yönündeki değerlendirmeler, siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırıyor.

Bu hareketler, “siyasi rüzgarın yön değiştirdiği” yorumlarını beraberinde getiriyor.

Özellikle yerel yönetimlerde hizmet beklentisi yüksek olan vatandaşlar, ideolojik tartışmalar yerine somut icraatları ön plana çıkaran bir yaklaşımı tercih ediyor gibi görünüyor.

Peki bu geçişlerin arkasında ne var?

CHP’nin son yıllarda yaşadığı iç tartışmalar, yönetim zafiyetleri ve yerel yönetimlerdeki performans eleştirileri, birçok isimde “yeni arayış” duygusunu tetiklemiş durumda.

AK Parti ise bu süreçte kapılarını açık tutarak, “millet iradesine saygı” ve “hizmet odaklı siyaset” vurgusuyla gelenleri kucaklıyor.

İstanbul gibi Türkiye’nin en büyük metropolünde belediyecilik, ideolojiden öte günlük hayatı doğrudan etkileyen bir alan.

Ulaşım, altyapı, sosyal hizmetler ve kentsel dönüşüm gibi konularda yaşanan aksaklıklar, seçmen nezdinde hızla karşılık buluyor.

Bu gelişmeler, CHP için ciddi bir uyarı sinyali.

Parti içi birliktelik söylemleri bir yana, sahada yaşanan çözülme, genel başkanlık koltuğundan tabana kadar yankılanıyor.

AK Parti açısından ise moral verici bir tablo ortaya çıkıyor.

Yerel seçimlerde elde edilen başarıların ardından, yönetimde istikrar ve hizmet kalitesiyle destekçi sayısını artırma fırsatı doğuyor.

Dün aynı safta olan isimlerin bugün farklı kulvarlarda yer alması, her zaman olduğu gibi tartışma yaratıyor.

Ancak asıl mesele, bu geçişlerin arkasındaki motivasyonun ne olduğudur: Kişisel hesaplar mı, yoksa seçmene daha iyi hizmet sunma arzusu mu?

Hüseyin Adil Yelkenci’nin paylaşımı, bu sorunun cevabını İstanbul seçmenine bırakıyor gibi.

Gelişmeler yakından takip edilmeye devam edecek.

CHP’de ayrılıkların hız kazanması, Türk siyasetinin önümüzdeki dönemde daha da renkli ve rekabetçi bir hal alacağına işaret ediyor.

AK Parti’ye “hayırlı olsun” derken, asıl kazananın İstanbul halkı olmasını umut etmek gerekiyor.

Hizmet yarışı, siyasetin en sağlıklı halidir.