- Makale Giriş: 08-11-2025 00:14:19
- Son Güncelleme: 08-11-2025 00:25:45
Çekmeköy'de Bu "şov"u bitirme vakti!
Sevgili okurlar, bazen bir ilçenin kaderi, bir şehrin nabzı, öyle bir noktaya gelir ki, sokağın tozlu kaldırımlarından yükselen feryatlar, gazete sayfalarına sızar.
Bugün, Çekmeköy'ün o yeşil tepelerinden, orman kokulu sokaklarından bir ses yükseliyor.
Bu ses, ne bir politikacının kürsü nutku ne de bir partinin parıltılı broşürü.
Bu, sıradan bir vatandaşın, "yeter artık" diye haykırışı.
Ve bu haykırış, CHP'nin gölgesinde bir belediyenin, nasıl "çoluk çocuk" ellerinde oyuncak olduğunu anlatıyor.
Eğer bir yer, deneyimsiz ellerin, şov meraklılarının kucağına düşerse, sonuç bu olur.
Reklam rüzgarı eser, hizmetler tozlanır, hırsızlık iddiaları diz boyu yükselir.
Hatırlayalım mı?
Ekrem İmamoğlu, İstanbul'un büyük şehrini yönetirken, şimdi Silivri'nin demir parmaklıkları ardında.
Cezaevinden CHP'yi idare ettiği söylenir.
Doğru mu, yalan mı? orası tartışılır.
Ama şu var ki, o gölgenin uzantıları, ilçelere, mahallelere kadar inmiş.
Çekmeköy şu anda CHP'nin yönetiminde.
Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve ekibi, "değişim" vaadiyle gelmişti.
Ne değişti?
Cadde kapanık, kültür merkezi yarım, meclis toplantıları karanlıkta.
Ramazan'da sosyal tesisleri kapatıp, sonra geri adım atmak zorunda kalmak...
Bunlar mı hizmet?
Yoksa sadece "reklam şov"un bir parçası mı?
Peki, "Atşehir'den yönetim" ne demek?
Alakası olmayan bir ilçe çünki?
Belki bir mecaz, belki bir yerel fısıltı.
Ama gerçek olan şu; Çekmeköy'ün zabıta ekipleri, motosikletli bir kuryeye zulüm ederken, Başkan Yardımcısı Seyfettin Yıldırım "yardımcı olurum" diyebiliyor.
Kamera kayıtları ortada, skandal patlıyor, ama "çok sesli koro" devreye giriyor.
Hani şu, her eleştiride "müdafaa" moduna geçen, sosyal medyada yankılanan sesler...
Onlar meşgul, bizse mağdur.
Ormanlık alanlarda lüks villalar yükseliyor.
Kuzey Ormanları'na göz dikilmiş.
İhaleler peşkeş çekiliyor, "keş" kokusu havada.
Hırsızlık mı?
Evet, diz boyu.
Halkın umutları, kaynakları çalınıyor.
Çünki, "çoluk çocuk eline düşmüş..."
Bu söz, bir atasözünden öte, bir uyarı.
Deneyimsiz eller, şov tutkusuyla dolu genç ruhlar, belki iyi niyetli ama acemi.
Siyaset, tiyatro sahnesi değil; sokak, pazar yeri.
Çekmeköy'ün esnafı, annesi, emeklisi ne yapacak?
Meclis toplantılarını canlı yayınlamayan bir belediye, şeffaflıktan ne anlar?
Yarım kalmış projeler, kapalı caddeler Çamlık Mahallesi'nde bir buçuk yıl!...
Bunlar, "değişim"in değil, ihmalin izleri.
Sevgili Çekmeköylüler, bu yazı sizin sesiniz.
CİMER'e yazın, meclise dilekçe verin, X'te #ÇekmeköyHizmetİstiyoruz diye haykırın.
Seçimler yaklaşıyor.
Bu "şov"u bitirme vakti.
Cezaevinden idare edilen bir parti, ilçeleri de "Alaşehir'den" mi yönetecek?
Hayır, Çekmeköy bizim hizmete, şeffaflığa, adalete layık.
Yoksa bu hüsran, daha uzun sürer, onuç yerine.
Bir ilçenin kaderi, bir vatandaşın kaleminde değişmez belki.
Ama sesler birleşirse, deprem olur.
Siz de yazın, paylaşın. Çekmeköy ayağa kalksın!
Saygılarımla.
Baki Özışık.
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK