Baki ÖZIŞIK

Baki ÖZIŞIK

baki@istanbulkulis.com

Önceki gün kaleme aldığımız köşe yazısında, İstanbul'un kozmopolit dokusunu zenginleştiren yabancıların karşılaştığı mağduriyetlere değinmiştik. 

Göçmenler, öğrenciler, yatırımcılar... 

Hepsi, bu şehrin sıcaklığını ararken soğuk bir gerçekle yüzleşiyor.

Dolandırıcılık. 

O yazıda genel hatlarıyla anlattığımız bu utanç verici tabloyu, bugün daha da derinleştirerek Maltepe'ye odaklanalım. 

Neden Maltepe? 

Çünkü araştırmalarımız ve son dönem haberleri, bu Anadolu yakasının sakin semtinin, emlak dolandırıcılığının merkezi haline geldiğini gösteriyor. 

Dolandıran isimlerin çoğunluğu buradan çıkıyor.

Bir müteahhit, bir emlakçı, bir "güvenilir tanıdık"... 

Ve mağdurların çoğu, Türkçe bilmeyen, prosedürleri tam anlamayan yabancılar.

Maltepe, Boğaz'a nazır konumu, uygun fiyatlı konutları ve hızlı gelişen altyapısıyla yabancı yatırımcıların gözdesi. 

Ama bu cazibe, vicdansızların ekmeğine yağ sürüyor. 

Son yıllarda, özellikle Suriyeli, Afgan, Ukraynalı ve Avrupa'dan gelen aileler, ev kiralama veya satın alma hayali kurarken tuzağa düşüyor. 

Birkaç bin liralık depozito için banka dekontu gönderiyorlar, ertesi gün ilan siliniyor ve para buharlaşıyor. 

Ya da "yatırım fırsatları" diye pazarlanan arsalar, tapu vaadiyle satılıyor ama gerçeği ortaya çıktığında, arazinin başkasına ait olduğu anlaşılıyor. 

Bu tür sahtekarlıklar, sadece bireysel değil, zincirleme bir felaket yaratıyor.

Aileler sokakta kalıyor, çocuklar okula gidemiyor, hayaller paramparça oluyor.

En çarpıcı örneklerden biri, Maltepe'de faaliyet gösteren müteahhit Atakan E.'nin hikayesi. 2021'de patlak veren bu skandalda, henüz inşaatı bile başlamamış bir sitedeki 16 daireyi, 40'tan fazla kişiye sattığı iddia edildi. 

Her mağdur, 100 ila 200 bin lira arasında peşinat ödedi; toplamda milyonlarca lira kayıp. 

Ve evet, mağdurların önemli bir kısmı yabancı uyrukluydu. Dil bariyeri ve acemi olmaları, onları kolay hedef yapmıştı. 

Atakan E., parayı toplayıp kayıplara karışınca, geride bir grup çaresiz insan bıraktı. 

Benzer bir başka vaka, Maltepe'de "hayali daireler" satan bir başka müteahhit çetesininki: 15 kişiye, ortalama 200 bin TL'den daire vaat edip ortadan yok oldular. 

Bu isimler, sadece buzdağının görünen yüzü. 

Yerel emlakçılar arasında dolaşan söylentilere göre, "Maltepe çetesi" diye anılan gruplar, sahte vekaletnamelerle yurt dışındaki mülk sahiplerinin evlerini kiraya veriyor, hatta satıyor. 

Peki, neden Maltepe? 

Semt, İstanbul'un en hızlı büyüyen ilçelerinden biri; yeni siteler, AVM'ler, metro hatları... 

Bu büyüme, emlak piyasasını kızıştırıyor ve fırsatçıları çoğaltıyor. 

Yabancılar, vize veya oturum için mülk edinmek zorunda kalınca, aceleyle karar veriyor. Emlak sitelerinde "sahibinden" diye ilanlar, sosyal medyada "güvenilir aracı" profilleri... 

Hepsi bir tuzak. 

Bir yabancı aile, Sultangazi'de benzer bir dolandırıcılığa uğrayıp sokakta kaldığında, Maltepe vakalarıyla paralellik kurduk: 3.500 TL depozito, kaybolan umutlar. 

Ve bu, sadece emlakla sınırlı değil; taksicilerin restoranlara yönlendirdiği turistlere 28 bin TL'lik faturalar kesilmesi gibi ufak ama sinsice vuruşlar da Maltepe merkezli tur firmalarıyla bağlantılı çıkıyor. 

Bu mağduriyetler, sadece ekonomik değil, insani bir dram. Bir Ukraynalı mülteci, "Türkiye'ye sığınmak güvenliydi, ta ki paramı çalana kadar" diyor röportajlarda. 

Bir Suriyeli öğrenci, ailesinin biriktirdiği parayı kaybedince eğitimini bırakıyor. 

Devletimiz, Göç İdaresi ve SPK gibi kurumlarla önlemler alıyor Örneğin, foreks ve borsa dolandırıcılıklarında hızlı müdahaleler. 

Ama bireysel farkındalık şart. 

Bu dolandırıcılar aramızda, sessiz kalmayın.

Maltepe'nin güzel yüzünü gölgelemesine izin vermeyelim. Yetkililerden ricamız: Daha sık denetimler, uluslararası işbirliği. 

Ben bu seriye devam edeceğim.

İsim, isim ifşa ederek. 

Çünkü adalet, mağdurun sesiyle başlar. 
Saygılarımla
Baki Özışık