- Makale Giriş: 31-12-2025 01:11:55
- Son Güncelleme: 31-12-2025 01:11:55
Narin Güran Davasında yeni gelişme!
Türkiye'yi derinden sarsan Narin Güran cinayeti davasında, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin kararı dün açıklandı.
8 yaşındaki masum bir çocuğun hunharca öldürülmesiyle ilgili olarak anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları onandı.
Bu karar, bir aile için tam anlamıyla bir yıkım anlamına geliyor.
Ömür boyu hapisle cezalandırılan yakınlar, artık demir parmaklıklar arkasında bir hayat sürecek.
Küçük Narin'in kaybının acısı yetmezmiş gibi, aile fertlerinin bu şekilde damgalanması, vicdanları yaralayan bir tablo çiziyor.
Kararın bir diğer yönü ise itirafçı Nevzat Bahtiyar'ın durumu. Bahtiyar'a yerel mahkemede "suç delillerini gizleme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası bozuldu ve "öldürmeye yardım" suçundan yeniden yargılanmasına hükmedildi.
Bu gelişme, en azından bir umut ışığı gibi görünüyor.
Belki de dosyanın yeniden ele alınması, bazı çelişkilerin aydınlatılmasını sağlayacak.
Dava sürecinde avukatların Yargıtay'a sunduğu raporlar ve itirazlar, ne yazık ki yeterince dikkate alınmamış gibi duruyor.
Özellikle daraltılmış baz istasyonu raporları gibi teknik delillerin güvenilirliği tartışmalı.
Aynı bilirkişilerin başka bir davada (Bismil'deki Arif Meçin cinayeti) benzer raporlarla tutuklu sanıkların beraat etmesine yol açması, emsal niteliğinde bir çelişki yaratıyor.
Bu raporlar Narin davasında hükme esas alınırken, neden başka bir dosyada delil değeri taşımadı?
Yargıtay'ın bu aksaklıkları derinlemesine incelemeden onama kararı vermesi, "detaya inmeme" eleştirilerini haklı çıkarıyor.
Eğer yüksek mahkeme tüm çelişkileri toparlamayacaksa, mağdur aile derdini kime, nasıl anlatacak?
Kamuoyunda yaygın bir kanaat var, Ailenin masumiyeti, sunulan uzman raporları, telefon kayıtları ve teknik incelemelerle büyük ölçüde ispatlanmış durumda.
Sosyal medyada yoğun tartışmalar, sanık avukatlarının yeniden dinlenmesi talebini gündeme getiriyor.
Çoğu kişi, ailenin suçsuz olduğuna ve asıl failllerin başka yerde aranması gerektiğine inanıyor.
Bu dava, sadece bir cinayet dosyası değil; adalet sistemimizin delil değerlendirme, bilirkişi güvenilirliği ve kamu vicdanı arasındaki dengesini sorgulatan bir sınav haline geldi.
Narin'in katili veya katilleri mutlaka cezalarını çekmeli. Ama yanlış kişilerin ömür boyu hapis yatması, gerçek adaleti gölgeliyor.
Yargıtay'ın onama kararı kesinleşmiş olsa da, Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanması belki yeni delillerin ortaya çıkmasını sağlar.
Umarız bu süreç, küçük Narin'in ruhuna borcumuzu ödememize vesile olur ve gerçek hakikat gün yüzüne çıkar.
Saygılarımla.
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK
-
- Baki ÖZIŞIK