Baki ÖZIŞIK

Baki ÖZIŞIK

baki@istanbulkulis.com

Çekmeköy’ün Pazartesi pazarı, bir süredir “modernleşme” adı altında yürütülen bir garabete dönüştü. Eskiden dar sokakta kurulan pazar, “daha geniş, daha düzenli olacak” vaadiyle yeni bir alana taşındı. Güzel sözler, şık maketler, açılış kurdeleleri…

Sonra?

Sonra esnaf kardeşlerimiz sabahın köründe çamura batmış ayakkabılarıyla, su birikintileri arasında tezgâh açmaya çalışıyor.Alt yapı yok.


Drenaj yok.


Elektrik tesisatı yarım yamalak.


Tuvalet deseniz hak getire.


Yağmur biraz fazla yağdığında pazar alanı göle dönüyor, tezgâhların altı su, üstü çamur. Domatesin, biberin yanına bir de balçık bedava veriyoruz artık.Esnafın telefonu susmuyor: “Abi ne olur yaz, sesimizi duyur!”


Her gün yeni fotoğraf geliyor.

Ayakkabısı çamur içinde bir teyze…

Suyun içinde domates kasalarını taşıyan genç bir çocuk…

Bu fotoğraflar birer belge artık; belgeleşmiş rezaletin, belgeleşmiş sorumsuzluğu.

.Kimse “bir yağmur yağdı, olur böyle vakalar” demesin.


Bu pazar alelacele, plansız programsız, “nasıl olsa esnaf dayanır” mantığıyla taşındı. Taşınırken esnafa soran oldu mu?  “Hazır mısınız, eksik var mı?” diye bir Allah’ın kulu kapı kapı dolaştı mı?

Hayır.

Çünkü esnaf bizim kültürümüzde “sineye çeker”dir, “idare eder”dir, “bir şekilde yapar”dır. Artık yapamıyor.Esnaf susmuyor artık.


Sabretmiyor.


“Modern pazar” diye övünülen yerin çamur deryasına dönmesine isyan ediyor. Haklı olarak.Bu işin sorumlusu kim?


Oda yönetimi mi?


Belediye mi?


İkisi de birden mi?


Kim olursa olsun, bir an önce o çamur temizlenecek, alt yapı yapılacak, esnafın alın teri bu rezilliğin içinde boğulmaktan kurtarılacak. Yoksa bir sonraki yağmurda o pazara sadece esnaf değil, o pazarın kurulmasına göz yuman herkes çamura batacak.Pazarcı kardeşlerim,


Sesiniz duyuluyor.


Daha yüksek çıkacak.


Bu çamur sizin değil, sizi bu çamura mahkûm edenlerin yüzüne yapışacak.


Dayanın.


Bu isyan, haklı bir isyandır.


Ve haklı isyanlar er ya da geç kazanır.