Baki ÖZIŞIK

Baki ÖZIŞIK

baki@istanbulkulis.com

Değerli okurlar, son günlerde Çekmeköy Belediyesi'nin 29 Ekim kutlamaları kapsamında düzenlediği İrem Derici konseri, sadece müzikseverlerin keyfini değil, siyasetin keskin dilini de konuşturdu. 

Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusunu pop melodileriyle taçlandırmak kulağa hoş geliyor, değil mi? 

Ama işte, sahne ışıkları söndükten sonra fatura ortaya çıkınca, alkışlar yerini soru işaretlerine bırakıyor. 

AK Parti Meclis Üyesi Arzu Kepenek'in sorduğu o basit ama dikenli soruyla; "Bu konserin maliyeti ne kadar oldu?" diye önerge verdi.

CHP Grup Başkanvekili'nden tam 1500 TL. 

Evet, yanlış duymadınız; bin beş yüz lira. 

Bir sanatçının sahnede parıldaması, mikrofonu öpmesi, seyirciyi coşturması için belediyenin kasasından bu kadar mı akmış? 

İrem Derici gibi bir ismin, muhtemelen en azından bir fincan kahve bedeli kadar enerjisiyle sahneye çıktığını düşününce, bu rakam adeta bir sihirbazlık numarası gibi duruyor. 

Gerçek mi, yoksa muhasebe büyüsü mü? 

Şüpheler havada uçuşurken, Kepenek'in bir sonraki sorusu daha da keskin.

"Yapılması gereken her işe 'tasarruf tedbirleri' bahanesi sunulurken, bir sanatçıya bu paraların ödenmesi normal mi?"

Ah, tasarruf tedbirleri, ah. 

O büyülü kelimeler! 

Yol tamiri için bütçe yok.

"Tasarruf şart." 

Okullara destek ve sosyal yardımlara gelince, ekonomik zorluklar var."

Ama, pop yıldızı olunca, o zaman cüzdanlar açılıyor.

Bu ikiyüzlülük değil de nedir? 

Bir yanda belediye bütçesini sıkıca saran tasarruf kemerleri, öte yanda sahne arkasında gizlenen "sembolik" ödemeler. 

1500 TL, bir sanatçının emek bedeli mi, yoksa kamuoyuna "Bakın, biz de eğleniyoruz" mesajı mı? 

Vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını verirken, bu kadar mı kolay geçiştirilir?

Çekmeköy gibi bir ilçede, İstanbul'un kalabalık ritminde, belediyelerin harcamaları her zaman bir ayna tutar toplumun yüzüne. 

Tasarruf devri diye diye, halkın günlük ihtiyaçlarını erteleyenler, neden kutlamalarda bonkörleşir? 

Coşku, pahalıya patlamamalı. 

İrem Derici'nin sesi güzel, şarkıları eğlenceli, ama o sesin arkasında yatan fatura, sadece bir sanatçıya değil, hepimize mal oluyor.

Eğer 1500 TL gerçekten doğruysa ki bu rakam, bir konser organizasyonunun lojistiği, ses sistemi, güvenlik derken, adeta bir peri masalı gibi geliyor.

O zaman tebrikler, belediye sihirbazlık okuluna kaydolmuş demektir. 

Ama eğer abartılıysa, o zaman şeffaflık nerede? 

Hesap nerede?

Sonuçta, Kepenek'in sorusu sadece bir önerge değil; bir uyarı çanı. 

Tasarruf, seçici olmamalı. 

Bayramı kutlayalım, evet; sanatı destekleyelim, elbette. 

Ama lütfen, "tasarruf tedbirleri" palavrasını, sadece halka değil, kendi sahnelerimize de uygulayalım. 

Yoksa bir sonraki konserde, fatura yerine alkışları da mı unuturuz? 

Düşünün, ey ahali; müziğin ritmiyle dans ederken, cebinizin ritmini de unutmayın.

Saygılarımla.
Baki Özışık